Sakin Kalmak / Farkındalık ve Bilinçli Olmak
En önemli adımlardan biride durmayı öğrenmek. Çünkü sistem bizi sürekli hızlandırmaya çalışıyor. Dikkat edin; hızlandığında düşünemiyorsun, düşünmediğinde hızlı karar verip hemen satın alıyorsun. Bu kararların çoğu dürtüsel oluyor. Bu süreçte dürtülerin manipüle edilmesi çok kolaydır. Bugün algoritmalar, yüzlerce yıllık psikoloji bilgimizi kullanıyor.
Kişisel özgürlüğün bu devirde, şimdi, bugün en önemli gereksinimi durmaktır. Durduğun zaman bilinç devreye girmek zorunda. Birçok insan bilincini nasıl kullanacağı konusunda bir deneyime sahip olmadığı için durmak çok büyük rahatsızlık getiriyor. Oysa durma halindeki beyin aktivitesinin yüksek olduğu, insanın zihinsel işlevlerinin zeminini oluşturduğunu fark ettik. Ama bunu hayatımıza geçiremiyoruz. Çünkü “sisteme uymuyor”.
İçinde bulunduğumuz sistem, durma deneyimiyle başlayan o bilinçlilik haline bir alışırsak hayatımızda bizi tutsak eden birçok şeyi görmeye ve onlardan nasıl kurtulacağımızı fark etmeye başlayacağımızı çok iyi biliyor. Anlam arayışı içerisinde olan, kendi anlamsal dünyasına yoğunlaşmış bir insan; büyük markaların kendisine vaat ettiği, hayat boyunca ihtiyaç duymayacağı yeni ürünlerin sırasını beklemez, “patates soyma makinesi almam lazım” demez.
O insan hayatla başka bir seviyede ilişkiye geçer. Bu anlam arayışı, sistemin sevdiği bir şey değildir. Sistem; anlamsızlık içerisinde yuvarlanan ve geçici parıltılarda anlam arayan insanların sayısını artırmaya çalışır.
Bunun kısa ifadesi şudur: Bilinçsiz yaşayan insan sayısı ne kadar artarsa, kapitalist sistem o kadar hızlı çalışır. Bugünkü sistem devasa ve sonsuz bir ekonomik çarkın dönmesine odaklanmış durumda ve hepimiz aslında onun parçaları hâline getirilmeye çalışılıyoruz. Dünyanın birçok yerinde birkaç nesildir tüketimin olmadığı bir yaşamı düşünemeyen insanlar var; daha büyük araba, daha pahalı giysiler vs. Hayat bunların peşinde koşarak geçiyor. Sonrasında ise o nihilistik yok oluş cehennemini hiçbir şekilde iyileştiremiyorsun.
